> Bang! Bang! Bang!

Hepimiz düşünürdük bunu. Ve sonra, birdenbire, dinerdi yağmur. Galiba hep
sabaha doğru 5-6 sularında dinerdi.

 

Efendim, son bir istekte bulunabilir miyim?

Evet.

Vazomu yanıma alabilir miyim?

Hayır, bana lazım.

Efendim?

El koyuyorum, zapta geçsin, gardiyan bu sersemi derhal götür! ve bana biraz şey getir…

Ne, efendim?

Altı yumurta ile yarım kilo kıyma.

Gardiyan mahkûmu dışarı çıkarır, kral öne eğilip düğmeye basar. Vaughn Williams çalmaya başlar teypte, bitli bir köpek güneşin al­tında titreşen harikulade bir limon ağacına işerken dünya dönmeye devam eder.

Ve bir çiçek, orduların arasından geçip böbürlenen küçük bir çocuk misali, rengini gösteriyor.
Merhamet Tacirlerine*

Ve bir çiçek, orduların arasından geçip böbürlenen küçük bir çocuk misali, rengini gösteriyor.

Merhamet Tacirlerine*

“Neden benim gibi lacivert olmuyorsun?” diye sordu kız. 
“Ben lacivertim zaten.” 
“Neden ben ve çiçekler gibi lacivert olmuyorsun?”
“Denerim,” dedi.
Pis Moruğun Notları *

“Neden benim gibi lacivert olmuyorsun?” diye sordu kız.

“Ben lacivertim zaten.”

“Neden ben ve çiçekler gibi lacivert olmuyorsun?”

“Denerim,” dedi.

Pis Moruğun Notları *

birmizacproblemi:

… Hayvanca korku aptallığı ile vızıldayıp durdukları kurtuluş kovanında herkes birbirinin kıçına yapışmıştı. Herşey berraktı, yardımlarına muhtaç olduğumu bile bile beni terk ettiklerinde her şeyi kavramıştım. …
Sıradan Delilik Öyküleri*

birmizacproblemi:

… Hayvanca korku aptallığı ile vızıldayıp durdukları kurtuluş kovanında herkes birbirinin kıçına yapışmıştı. Herşey berraktı, yardımlarına muhtaç olduğumu bile bile beni terk ettiklerinde her şeyi kavramıştım. …

Sıradan Delilik Öyküleri*